korucuk

كَانَ هُنَاكَ بُسْتَانٌ صَغِيرٌ خَلْفَ مَنْزِلِنَا، كُنَّا نَلْعَبُ فِيهِ.

Evimizin arkasında küçük bir korucuk vardı, orada oyunlar oynardık.

İlişkili Kelimeler