korunaklı

يُوَفِّرُ هَذَا الْخَلِيجُ الْمَحْمِيُّ مِينَاءً آمِنًا لِلْقَوَارِبِ.

Bu korunaklı koy, tekneler için güvenli bir liman sunuyor.

كَانَتِ الْقَلْعَةُ تَتَمَتَّعُ بِهَيْكَلٍ حَصِينٍ لِلْغَايَةِ ضِدَّ هَجَمَاتِ الْعَدُوِّ.

Kale, düşman saldırılarına karşı oldukça korunaklı bir yapıya sahipti.

يَجِبُ إِنْشَاءُ مِنْطَقَةِ لَعِبٍ آمِنَةٍ لِلْأَطْفَالِ.

Çocuklar için korunaklı bir oyun alanı oluşturulması gerekiyor.

Eşdizimler