kostüm

بَدْلَة — بَدْلَات

ارْتَدَى بِدْلَةً أَنِيقَةً فِي حَفْلِ زَفَافِهِ.

Düğününde şık bir takım elbise giydi.

زِيّ — أَزْيَاء

قَرَّرْتُ أَنْ أَرْتَدِيَ زِيًّا مُثِيرًا لِلِاهْتِمَامِ لِلْحَفْلَةِ.

Parti için ilginç bir kostüm giymeye karar verdim.

لِبَاس — أَلْبِسَة

ارْتَدَى الْمُمَثِّلُونَ مَلَابِسَ مُنَاسِبَةً لِلْفَتْرَةِ الزَّمَنِيَّةِ فِي الْمَسْرَحِيَّةِ.

Oyuncular, tiyatro oyununda döneme uygun kıyafetler giydiler.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler