قَفِير — قُفْرَان
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتِ الْأَقْفِرَةُ تُصْنَعُ عَادَةً مِنَ الطِّينِ.
Eski zamanlarda kovanlar genellikle topraktan yapılırdı.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتِ الْأَقْفِرَةُ تُصْنَعُ عَادَةً مِنَ الطِّينِ.
Eski zamanlarda kovanlar genellikle topraktan yapılırdı.
ارْتَدَى مُرَبِّي النَّحْلِ قُفَّازَاتٍ لِفَحْصِ خَلَايَا النَّحْلِ.
Arıcı, kovanları kontrol etmek için eldiven giydi.
ظَرْفُ رَصَاصَةٍ