طَرْد — طُرُود
أَثَارَ طَرْدُهُ ضَجَّةً كَبِيرَةً فِي الشَّرِكَةِ.
Onun kovuluşu şirkette büyük bir yankı uyandırdı.
أَثَارَ طَرْدُهُ ضَجَّةً كَبِيرَةً فِي الشَّرِكَةِ.
Onun kovuluşu şirkette büyük bir yankı uyandırdı.
فَاجَأَتْ إِقَالَةُ الْمُدِيرِ الْجَمِيعَ.
Müdürün kovuluşu herkesi şaşırttı.
كَانَ فَصْلُهُ نُقْطَةَ تَحَوُّلٍ فِي حَيَاتِهِ الْمِهْنِيَّةِ.
Kovuluşu, kariyerinde bir dönüm noktası oldu.