koyu

الْأَلْوَانُ الْغَامِقَةُ تَتَلَاشَى بِسُرْعَةٍ أَكْبَرَ فِي الشَّمْسِ.

Koyu renkler güneşte daha çabuk solar.

كَانَ الضَّبَابُ كَثِيفًا صَبَاحَ الْيَوْمِ.

Bu sabah sis çok koyuydu.

انْغَمَسْنَا فِي مُحَادَثَةٍ عَمِيقَةٍ.

Koyu bir sohbetin içine daldık.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler