koyultmak

Anlamlar

أَغْمَقَ — يُغْمِقُ · إِغْمَاق

أراد الفنان أن يغمق الألوان في اللوحة أكثر.

Sanatçı, tablodaki renkleri daha da koyultmak istedi.

كَثَّفَ — يُكَثِّفُ · تَكْثِيف

أضافت أمي بعض الدقيق لتكثيف الحساء.

Annem, çorbayı koyultmak için biraz un ekledi.

عَمَّقَ — يُعَمِّقُ · تَعْمِيق

هذا الحدث عمق الخلاف بينهما.

Bu olay, aralarındaki anlaşmazlığı daha da koyulttu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler