أَغْمَقَ — يُغْمِقُ · إِغْمَاق
أراد الفنان أن يغمق الألوان في اللوحة أكثر.
Sanatçı, tablodaki renkleri daha da koyultmak istedi.
أراد الفنان أن يغمق الألوان في اللوحة أكثر.
Sanatçı, tablodaki renkleri daha da koyultmak istedi.
أضافت أمي بعض الدقيق لتكثيف الحساء.
Annem, çorbayı koyultmak için biraz un ekledi.
هذا الحدث عمق الخلاف بينهما.
Bu olay, aralarındaki anlaşmazlığı daha da koyulttu.