krater

فُوَّهَةُ الْبُرْكَانِ ازْدَادَتْ حَجْمًا بَعْدَ الِانْفِجَارِ.

Yanardağın krateri, patlamadan sonra daha da büyüdü.

تَشَكَّلَتْ فَجْوَةٌ كَبِيرَةٌ بَعْدَ سُقُوطِ النَّيْزَكِ.

Göktaşı düştükten sonra büyük bir krater oluştu.

رَأَيْنَا حُفْرَةً كَبِيرَةً فِي قِمَّةِ الْجَبَلِ.

Dağın tepesinde büyük bir krater gördük.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler