يَجِبُ عَلَى الْمُوَظَّفِينَ ارْتِدَاءُ رِبَاطِ الْعُنُقِ كَجُزْءٍ مِنَ الزِّيِّ الرَّسْمِيِّ فِي الشَّرِكَةِ.
Çalışanlar, şirketteki resmi kıyafetin bir parçası olarak kravat takmalıdır.
يَجِبُ عَلَى الْمُوَظَّفِينَ ارْتِدَاءُ رِبَاطِ الْعُنُقِ كَجُزْءٍ مِنَ الزِّيِّ الرَّسْمِيِّ فِي الشَّرِكَةِ.
Çalışanlar, şirketteki resmi kıyafetin bir parçası olarak kravat takmalıdır.
ارْتَدَى الرَّجُلُ كْرَافَتَّةً أَنِيقَةً لِتَكْمِلَةِ مَظْهَرِهِ الرَّسْمِيِّ فِي الِاجْتِمَاعِ.
Adam, toplantıda resmi görünümünü tamamlamak için şık bir kravat taktı.
يَرْتَدِي وَالِدِي رَبْطَةَ عُنُقٍ مَعَ بَدْلَتِهِ كُلَّ صَبَاحٍ عِنْدَمَا يَذْهَبُ إِلَى الْعَمَلِ.
Babam her sabah işe giderken takım elbisesiyle birlikte kravat takar.
Ayrıca: رِبَاطُ عُنُقٍ، كْرَافْت
رَابِطَة العُنُق، رَبْطَة