kritik

حَالَةُ المَرِيضِ حَرِجَةٌ، وَالأَطِبَّاءُ يَبْذُلُونَ قُصَارَى جُهْدِهِمْ.

Hastanın durumu kritik, doktorlar ellerinden geleni yapıyorlar.

هَذَا الْمَشْرُوعُ ذُو أَهَمِّيَّةٍ حَاسِمَةٍ لِمُسْتَقْبَلِ الشَّرِكَةِ.

Bu proje, şirketin geleceği için kritik öneme sahip.

التَّفْكِيرُ النَّقْدِيُّ مَهَارَةٌ مُهِمَّةٌ فِي التَّعْلِيمِ الْحَدِيثِ.

Kritik düşünce, modern eğitimde önemli bir beceridir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler