kronik

الْأَمْرَاضُ الْمُزْمِنَةُ تَسْتَمِرُّ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ وَيَصْعُبُ عِلَاجُهَا.

Kronik hastalıklar uzun süre devam eder ve tedavi edilmesi zordur.

أَصْبَحَتْ هَذِهِ الْمُشْكِلَةُ دَائِمَةً، يَجِبُ أَنْ نَجِدَ حَلًّا.

Bu sorun kronik bir hal aldı, bir çözüm bulmalıyız.

يَسْتَغْرِقُ إِيجَادُ حُلُولٍ لِلْمَشَاكِلِ الْمُسْتَعْصِيَةِ وَقْتًا.

Kronikleşmiş sorunlara çözüm bulmak zaman alır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler