رَبَطَ الْحِزَامَ حَوْلَ خَصْرِهِ بِإِحْكَامٍ وَانْطَلَقَ فِي الطَّرِيقِ.
Belindeki kuşağı sıkıca bağladı ve yola çıktı.
رَبَطَ الْحِزَامَ حَوْلَ خَصْرِهِ بِإِحْكَامٍ وَانْطَلَقَ فِي الطَّرِيقِ.
Belindeki kuşağı sıkıca bağladı ve yola çıktı.
يَتَعَلَّمُ الْجِيلُ الْجَدِيدُ التِّكْنُولُوجْيَا بِسُرْعَةٍ أَكْبَرَ بِكَثِيرٍ.
Yeni kuşak, teknolojiyi çok daha hızlı öğreniyor.
رَبَطَتِ الْمَرْأَةُ مِنْطَقَةً حَوْلَ خَصْرِهَا.
Kadın belinin etrafına bir kuşak bağladı.