طَوَّقَتِ الشُّرْطَةُ مَكَانَ الْحَادِثِ بِشَرِيطٍ أَمْنِيٍّ.
Polis, olay yerini güvenlik şeridiyle kuşakladı.
طَوَّقَتِ الشُّرْطَةُ مَكَانَ الْحَادِثِ بِشَرِيطٍ أَمْنِيٍّ.
Polis, olay yerini güvenlik şeridiyle kuşakladı.
مِنَ الضَّرُورِيِّ حَزْمُ خَطِّ الْأَنَابِيبِ بِشَرَائِطَ مَعْدِنِيَّةٍ.
Boru hattını metal şeritlerle kuşaklamak gerekiyor.