أَنَا أَشُكُّ فِي أَنَّهُ يَكْذِبُ.
Onun yalan söylediğinden kuşkulanıyorum.
أَنَا أَشُكُّ فِي أَنَّهُ يَكْذِبُ.
Onun yalan söylediğinden kuşkulanıyorum.
بَدَأْتُ أَرْتَابُ فِي هَذَا الْوَضْعِ.
Bu durumdan kuşkulanmaya başladım.
شَكَّكَ، تَشَكَّكَ، خَامَرَهُ الشَّكُّ، تَوَجَّسَ الخِيفَة، إِرْتَابَ، اِسْتَرَابَ