عِنْدَمَا الْتَقَى الْأَصْدِقَاءُ بَعْدَ وَقْتٍ طَوِيلٍ، تَعَانَقُوا بِفَرَحٍ.
Arkadaşlar uzun zaman sonra karşılaşınca sevinçle kucaklaştılar.
عِنْدَمَا الْتَقَى الْأَصْدِقَاءُ بَعْدَ وَقْتٍ طَوِيلٍ، تَعَانَقُوا بِفَرَحٍ.
Arkadaşlar uzun zaman sonra karşılaşınca sevinçle kucaklaştılar.
عِنْدَمَا افْتَرَقُوا، احْتَضَنَ بَعْضُهُمُ الْبَعْضَ بِقُوَّةٍ وَوَدَّعُوا.
Ayrılırken birbirlerini sıkıca kucaklaştılar ve vedalaştılar.
عَانَقَ لَاعِبُو الْفَرِيقِ الْفَائِزِ بَعْضُهُمُ الْبَعْضَ فَرَحًا.
Zafer kazanan takım oyuncuları sevinçten birbirleriyle kucaklaştılar.
تَحَاضَنَ