kulak

فَحَصَ الطَّبِيبُ أُذُنَ الْمَرِيضِ بِعِنَايَةٍ وَتَحَقَّقَ مِمَّا إِذَا كَانَتْ هُنَاكَ أَيُّ مُشْكِلَةٍ.

Doktor, hastanın kulağını dikkatlice inceledi ve herhangi bir sorun olup olmadığını kontrol etti.

بِمَا أَنَّ أُذُنَهُ الْمُوسِيقِيَّةَ مُتَطَوِّرَةٌ لِلْغَايَةِ، فَإِنَّهُ يَسْتَطِيعُ بِسُهُولَةٍ تَمْيِيزَ كُلِّ نَغْمَةٍ.

Onun müzik kulağı çok gelişmiş olduğu için her notayı kolayca ayırt edebiliyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler