kulis

كَانَ الْمُمَثِّلُونَ يَقُومُونَ بِاسْتِعْدَادَاتِهِمُ النِّهَائِيَّةِ فِي كَوَالِيسِ الْمَسْرَحِيَّةِ.

Tiyatro oyununun kulisinde oyuncular son hazırlıklarını yapıyorlardı.

كَانَ الصَّحَفِيُّونَ يُحَاوِلُونَ مَعْرِفَةَ آخِرِ الشَّائِعَاتِ الْمُتَدَاوَلَةِ فِي الدَّهَالِيزِ.

Gazeteciler, kulislerde dolaşan son dedikoduları öğrenmeye çalışıyorlardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler