فِي العُصُورِ القَدِيمَةِ، كَانَتِ العَائِلَاتُ الثَّرِيَّةُ تَمْتَلِكُ بَيْتًا رِيفِيًّا كَبِيرًا دَاخِلَ مَزَارِعِ الكُرُومِ.
Eski zamanlarda zengin aileler, üzüm bağlarının içinde büyük bir kulleye sahip olurlardı.
فِي العُصُورِ القَدِيمَةِ، كَانَتِ العَائِلَاتُ الثَّرِيَّةُ تَمْتَلِكُ بَيْتًا رِيفِيًّا كَبِيرًا دَاخِلَ مَزَارِعِ الكُرُومِ.
Eski zamanlarda zengin aileler, üzüm bağlarının içinde büyük bir kulleye sahip olurlardı.
كَانَ المَنْزِلُ الرِّيفِيُّ الفَخْمُ مَكَانًا يُقِيمُ فِيهِ العُمَّالُ وَيَتِمُّ فِيهِ تَجْهِيزُ العِنَبِ خِلَالَ مَوْسِمِ الحَصَادِ.
Kulle, bağbozumu zamanında işçilerin konakladığı ve üzümlerin işlendiği bir yerdi.