أُشْعِلَتِ النَّارُ فِي الْمُسْتَوْدَعِ فِي مُنْتَصَفِ اللَّيْلِ مِنْ قِبَلِ مَجْهُولِينَ.
Depo, gece yarısı kimliği belirsiz kişilerce kundaklandı.
أُشْعِلَتِ النَّارُ فِي الْمُسْتَوْدَعِ فِي مُنْتَصَفِ اللَّيْلِ مِنْ قِبَلِ مَجْهُولِينَ.
Depo, gece yarısı kimliği belirsiz kişilerce kundaklandı.
هُدِّدَ الْمَنْزِلُ بِالْحَرْقِ بِسَبَبِ دَيْنٍ قَدِيمٍ.
Ev, eski bir borç yüzünden kundaklanmakla tehdit edildi.
تَعَرَّضَ الْمَصْنَعُ لِلْحَرْقِ عَمْدًا مِنْ قِبَلِ شَرِكَةٍ مُنَافِسَةٍ.
Fabrika, rakip firma tarafından kundaklandı.