kur yapmak

كَانَ الشَّابُّ يَفْعَلُ كُلَّ مَا فِي وُسْعِهِ لِمُغَازَلَةِ الْفَتَاةِ الْجَمِيلَةِ.

Genç adam, güzel kıza kur yapmak için elinden geleni yapıyordu.

كَانَ الشَّاعِرُ يَتَغَزَّلُ بِحَبِيبَتِهِ بِالْقَصَائِدِ الَّتِي كَتَبَهَا لَهَا.

Şair, sevgilisine yazdığı şiirlerle ona kur yapıyordu.

İlişkili Kelimeler