kurbağa

ضَفْدَع — ضَفَادِع

كَانَ الضِّفْدَعُ فِي الْبُحَيْرَةِ يَسْتَمْتِعُ بِالسِّبَاحَةِ فِي الْمَاءِ.

Göldeki kurbağa, suyun içinde yüzerek eğleniyordu.

عُلْجُوم — عَلَاجِيم

رَأَيْتُ عُلْجُومًا كَبِيرًا فِي الحَدِيقَةِ، كَانَ مُخِيفًا جِدًّا.

Bahçede büyük bir kurbağa gördüm, çok ürkütücüydü.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler