اسْتَخْدَمَتْ شَرِيطًا أَحْمَرَ لِرَبْطِ شَعْرِهَا.
Saçlarını bağlamak için kırmızı bir kurdele kullandı.
اسْتَخْدَمَتْ شَرِيطًا أَحْمَرَ لِرَبْطِ شَعْرِهَا.
Saçlarını bağlamak için kırmızı bir kurdele kullandı.
كَانَ هُنَاكَ فِيُونْكَةٌ أَنِيقَةٌ عَلَى عُلْبَةِ الْهَدِيَّةِ.
Hediye paketinin üzerinde şık bir kurdele vardı.
رُوبَان