ذِئْب — ذِئَاب
عَادَةً مَا تَعْوِي الذِّئَابُ فِي اللَّيْلِ.
Kurtlar genellikle geceleri ulurlar.
عَادَةً مَا تَعْوِي الذِّئَابُ فِي اللَّيْلِ.
Kurtlar genellikle geceleri ulurlar.
أَكَلَتِ الدِّيدَانُ التُّفَّاحَ.
Elmaları kurtlar yemiş.
وَجَدْتُ دُودَةً صَغِيرَةً فِي التُّفَّاحَةِ الَّتِي كُنْتُ أَتَنَاوَلُهَا.
Yediğim elmada küçük bir kurt buldum.