kurtarmak

عَمِلَ رِجَالُ الْإِطْفَاءِ بِجِدٍّ لِإِنْقَاذِ النَّاسِ مِنَ الْحَرِيقِ.

İtfaiyeciler, yangından insanları kurtarmak için canla başla çalıştılar.

خَلَّصَتِ الشُّرْطَةُ الرَّهَائِنَ مِنْ أَيْدِي الْإِرْهَابِيِّينَ.

Polis, rehineleri teröristlerin elinden kurtardı.

أَنْجَى رَجُلُ الْإِطْفَاءِ الطِّفْلَ مِنَ الْبَيْتِ الْمُحْتَرِقِ قَبْلَ وُصُولِ أُمِّهِ.

İtfaiyeci, annesi gelmeden önce çocuğu yanan evden kurtardı.

Ayrıca: اِسْتَعَادَ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler