اِضْطُرَّتِ الشَّرِكَةُ إِلَى أَنْ تُصْبِحَ أَكْثَرَ مُؤَسَّسِيَّةً مَعَ نُمُوِّهَا.
Şirket, büyüdükçe daha fazla kurumsallaşmak zorunda kaldı.
اِضْطُرَّتِ الشَّرِكَةُ إِلَى أَنْ تُصْبِحَ أَكْثَرَ مُؤَسَّسِيَّةً مَعَ نُمُوِّهَا.
Şirket, büyüdükçe daha fazla kurumsallaşmak zorunda kaldı.
تُحَاوِلُ هَذِهِ الْمُؤَسَّسَةُ أَنْ تَتَأَسَّسَ لِتَرْكِ تَأْثِيرٍ دَائِمٍ فِي الْمُجْتَمَعِ.
Bu vakıf, toplumda kalıcı bir etki bırakmak için kurumsallaşmaya çalışıyor.
تَرَسَّخَ هَذَا التَّقْلِيدُ عَلَى مَرِّ السِّنِينَ وَأَصْبَحَ جُزْءًا مُهِمًّا مِنَ الْمُجْتَمَعِ.
Bu gelenek, yıllar içinde kurumsallaşarak toplumun önemli bir parçası haline geldi.