هَذَا النَّبَاتُ لَهُ تَأْثِيرٌ مُقَيِّئٌ قَوِيٌّ جِدًّا، يَجِبُ اسْتِخْدَامُهُ بِحَذَرٍ.
Bu bitki çok güçlü bir kusturucu etkiye sahiptir, dikkatli kullanılmalıdır.
هَذَا النَّبَاتُ لَهُ تَأْثِيرٌ مُقَيِّئٌ قَوِيٌّ جِدًّا، يَجِبُ اسْتِخْدَامُهُ بِحَذَرٍ.
Bu bitki çok güçlü bir kusturucu etkiye sahiptir, dikkatli kullanılmalıdır.
وَصَفَ الطَّبِيبُ دَوَاءً مُحْدِثًا لِلْقَيْءِ فِي حَالَاتِ التَّسَمُّمِ.
Doktor, zehirlenme vakalarında kusturucu bir ilaç reçete etti.
هَذَا الطَّعَامُ دُهْنِيٌّ جِدًّا، لِذَلِكَ يُزْعِجُ الْمَعِدَةَ وَقَدْ يُسَبِّبُ التَّقَيُّؤَ.
Bu yiyecek çok yağlı olduğu için mideyi rahatsız eder ve kusturucu olabilir.