kuvvet almak

بَعْدَ الِاسْتِرَاحَةِ، اكْتَسَبْتُ قُوَّةً وَعُدْتُ إِلَى عَمَلِي.

Dinlendikten sonra kuvvet aldım ve işime geri döndüm.

إِنَّهُ يَتَقَوَّى بِفَضْلِ الْأَطْعِمَةِ الْمُقَوِّيَةِ.

Takviye gıdalar sayesinde kuvvet alıyor.