kuymak

ذَهَبْنَا إِلَى الْبَحْرِ الْأَسْوَدِ لِتَنَاوُلِ الْكُويْمَاكِ السَّاخِنِ عَلَى الْإِفْطَارِ.

Kahvaltıda sıcak kuymak yemek için Karadeniz'e gittik.

أَعَدَّتْ أُمِّي كُويْمَاك لَذِيذًا بِوَصْفَةٍ خَاصَّةٍ.

Annem, özel bir tarifle lezzetli bir kuymak hazırladı.

İlişkili Kelimeler