kuyruklu

اسْتَمْتَعَ الْأَطْفَالُ بِإِطْلَاقِ الطَّائِرَاتِ الْوَرَقِيَّةِ الْمُذَيَّلَةِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Çocuklar, parkta kuyruklu uçurtmalar uçurmaktan keyif aldılar.

كَانَ هُنَاكَ أَسْمَاكٌ جَمِيلَةٌ لَهَا ذُيُولٌ فِي حَوْضِ السَّمَكِ.

Akvaryumda çok güzel kuyruklu balıklar vardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler