kuytuluk

Anlamlar

عُزلة — عُزَل

المشي في عزلة الغابة يمنحني السلام.

Ormanın kuytuluklarında yürümek bana huzur veriyor.

يوجد مكان منعزل في هذه الحديقة، لا أحد يأتي إليه.

Bu parkın kuytuluk bir köşesi var, kimse gelmiyor.

خَلْوة — خَلَوَات

هربت من ضوضاء المدينة وبحثت عن خلوة.

Şehrin gürültüsünden kaçıp bir kuytuluk aradım.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler