lüknet

تَسَبَّبَتِ الصَّدْمَةُ الَّتِي تَعَرَّضَ لَهَا فِي طُفُولَتِهِ فِي التَّأْتَأَةِ، مِمَّا جَعَلَ التَّحَدُّثَ صَعْبًا عَلَيْهِ.

Çocukluğunda yaşadığı travma, lüknete neden olarak konuşmasını zorlaştırdı.

اضْطُرَّ الْمُتَحَدِّثُ إِلَى تَكْرَارِ بَعْضِ الْكَلِمَاتِ مِرَارًا وَتَكْرَارًا بِسَبَبِ التَّلَعْثُمِ.

Konuşmacı, lüknet nedeniyle bazı kelimeleri tekrar tekrar söylemek zorunda kaldı.

İlişkili Kelimeler