lahana

قَرَّرَتْ وَالِدَتِي أَنْ تَصْنَعَ مَحْشِيَّ مَلْفُوفٍ لِلْعَشَاءِ وَبَدَأَتِ الِاسْتِعْدَادَاتُ.

Annem, akşam yemeği için lahana sarması yapmaya karar verdi ve hazırlıklara başladı.

كَانَ الْكُرُنْبُ وَالْخُضْرَوَاتُ الطَّازَجَةُ الْأُخْرَى تُبَاعُ بِأَسْعَارٍ مَعْقُولَةٍ لِلْغَايَةِ فِي السُّوقِ.

Pazarda taze lahana ve diğer sebzeler çok uygun fiyata satılıyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler