lanse etmek

أَطْلَقَتِ الشَّرِكَةُ مُنْتَجَهَا الْجَدِيدَ بِحَمْلَةٍ إِعْلَانِيَّةٍ كَبِيرَةٍ.

Şirket, yeni ürününü büyük bir reklam kampanyasıyla lanse etti.

قَدَّمَ الْفَنَّانُ أَلْبُومَهُ الْجَدِيدَ بِحَفْلٍ مُوسِيقِيٍّ.

Sanatçı, yeni albümünü bir konserle lanse etti.

رَوَّجَ الْكَاتِبُ لِكِتَابِهِ مِنْ خِلَالِ فَعَّالِيَّاتٍ مُخْتَلِفَةٍ.

Yazar, kitabını çeşitli etkinliklerle lanse etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler