إِطَار — إِطَارَات
انْفَجَرَ إِطَارُ السَّيَّارَةِ وَاضْطُرِرْتُ إِلَى تَغْيِيرِهِ عَلَى الفَوْرِ، وَكَانَ هَذَا مُزْعِجًا لِلْغَايَةِ.
Arabanın lastiği patladı ve hemen değiştirmek zorunda kaldım, bu çok sinir bozucuydu.
انْفَجَرَ إِطَارُ السَّيَّارَةِ وَاضْطُرِرْتُ إِلَى تَغْيِيرِهِ عَلَى الفَوْرِ، وَكَانَ هَذَا مُزْعِجًا لِلْغَايَةِ.
Arabanın lastiği patladı ve hemen değiştirmek zorunda kaldım, bu çok sinir bozucuydu.
الْمَطَّاطُ مَادَّةٌ مُتَعَدِّدَةُ الِاسْتِخْدَامَاتِ تُسْتَخْدَمُ فِي الْعَدِيدِ مِنَ الصِّنَاعَاتِ الْمُخْتَلِفَةِ، وَهَذَا مُفِيدٌ لِلْغَايَةِ.
Lastik, birçok farklı endüstride kullanılan çok yönlü bir malzemedir, bu çok kullanışlıdır.
مَسَحْتُ الخَطَأَ الَّذِي كَتَبْتُهُ بِالقَلَمِ الرَّصَاصِ بِالمِمْحَاةِ وَكَتَبْتُهُ بِشَكْلٍ صَحِيحٍ مَرَّةً أُخْرَى، وَكَانَ هَذَا جَيِّدًا جِدًّا.
Kalemle yazdığım hatayı lastikle sildim ve tekrar doğru yazdım, bu çok iyi oldu.
Ayrıca: شَرِيطٌ مَطَّاطِيٌّ
لَاسْتِيك