leb

شَفَة — شِفَاه

كَانَ هُنَاكَ جُرْحٌ صَغِيرٌ عَلَى حَافَّةِ شَفَةِ الطِّفْلِ، فَقَبَّلَتْهُ أُمُّهُ عَلَى الْفَوْرِ.

Çocuğun dudağının kenarında küçük bir yara vardı, annesi hemen öptü.

حَافَّة — حَوَافّ

بَيْنَمَا كُنْتُ أَقِفُ عَلَى حَافَّةِ الْهَاوِيَةِ، لَمْ أَجْرُؤْ عَلَى النَّظَرِ إِلَى الْأَسْفَلِ.

Uçurumun kenarında dururken, aşağıya bakmaya cesaret edemedim.

İlişkili Kelimeler