lekeleme

التَّبْقِيعُ عَلَى الْجُدْرَانِ يُفْسِدُ الْمَظْهَرَ الْعَامَّ لِلْغُرْفَةِ.

Duvarlardaki lekeleme, odanın genel görünümünü bozuyor.

التَّلْطِيخُ الَّذِي حَدَثَ عَنْ طَرِيقِ الْخَطَأِ أَفْسَدَ اللَّوْحَةَ بِأَكْمَلِهَا.

Yanlışlıkla yapılan lekeleme, resmin tamamını mahvetti.

لَمْ تُؤَثِّرْ جُهُودُ تَشْوِيهِ سُمْعَةِ مُنَافِسِهِ عَلَى نَتَائِجِ الِانْتِخَابَاتِ.

Rakibini lekeleme çabaları, seçim sonuçlarını etkilemedi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler