lens

نَصَحَنِي طَبِيبُ الْعُيُونِ بِعَدَسَةٍ لَاصِقَةٍ خَاصَّةٍ لِتَقْلِيلِ جَفَافِ عَيْنِي.

Göz doktorum, göz kuruluğumu azaltmak için özel bir lens önerdi.

الْتَقَطَتْ عَدَسَةُ الْكَامِيرَا صُورَةً وَاضِحَةً لِلْمَنْظَرِ الطَّبِيعِيِّ.

Fotoğraf makinesinin lensi, manzaranın net bir görüntüsünü yakaladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler