قَارُوص — قَوَارِيص
اصْطَادَ الصَّيَّادُ قَارُوصًا كَبِيرًا فِي الْبَحْرِ.
Balıkçı, denizde büyük bir levrek yakaladı.
اصْطَادَ الصَّيَّادُ قَارُوصًا كَبِيرًا فِي الْبَحْرِ.
Balıkçı, denizde büyük bir levrek yakaladı.
تَنَاوَلْنَا سَمَكَ الْقَاروصِ الطَّازَجَ عَلَى الْعَشَاءِ.
Akşam yemeği için taze levrek balığı yedik.