lup

كَانَ الصَّائِغُ يَفْحَصُ التَّفَاصِيلَ الدَّقِيقَةَ عَلَى الْحَجَرِ بِالْعَدَسَةِ الْمُكَبِّرَةِ الصَّغِيرَةِ فِي يَدِهِ.

Kuyumcu, elindeki küçük lup ile taşın üzerindeki ince detayları inceliyordu.

İlişkili Kelimeler