mücerret

الْأَفْكَارُ الْمُجَرَّدَةُ بَعِيدَةٌ عَنِ الْوَاقِعِ الْمَلْمُوسِ.

Mücerret düşünceler, somut gerçeklikten uzaktır.

هَذَا مُجَرَّدُ مَفْهُومٍ نَظَرِيٍّ، وَمِنَ الصَّعْبِ تَطْبِيقُهُ عَمَلِيًّا.

Bu sadece mücerret bir kavramdır, pratikte uygulanması zordur.

الْحُبُّ شُعُورٌ غَيْرُ مَلْمُوسٍ، لَا يُمْكِنُ لَمْسُهُ بِالْيَدِ.

Aşk, mücerret bir duygudur, elle tutulamaz.

İlişkili Kelimeler