كَانَ الْجُنُودُ يَحْرُسُونَ مَخْزَنَ الذَّخِيرَةِ لِحِمَايَتِهِ.
Askerler, mühimmat deposunu korumak için nöbet tutuyorlardı.
كَانَ الْجُنُودُ يَحْرُسُونَ مَخْزَنَ الذَّخِيرَةِ لِحِمَايَتِهِ.
Askerler, mühimmat deposunu korumak için nöbet tutuyorlardı.
كَانَ مُسْتَوْدَعُ الْأَسْلِحَةِ يَقَعُ فِي مَكَانٍ آمِنٍ خَارِجَ الْمَدِينَةِ.
Mühimmat deposu, şehrin dışında güvenli bir yerde bulunuyordu.
مَخْزَن الذَّخِيرَة، مُسْتَوْدَع الذَّخِيرَة