müjde

الْبُشْرَى الَّتِي تَلَقَّيْنَاهَا أَسْعَدَتْنَا جَمِيعًا وَأَعْطَتْنَا الْأَمَلَ.

Aldığımız müjde, hepimizi çok sevindirdi ve umutlandırdı.

أَعْطَى الطَّبِيبُ خَبَرًا سَارًّا بِأَنَّ الْمَرَضَ فِي طَرِيقِهِ إِلَى الشِّفَاءِ.

Doktor, hastalığın iyileşme yolunda olduğuna dair müjdeyi verdi.

أَخِيرًا جَاءَ النَّبَأُ الْمُفْرِحُ الَّذِي كُنَّا نَنْتَظِرُهُ طَوِيلاً.

Uzun zamandır beklediğimiz müjde nihayet geldi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler