الشَّرِكَةُ مُكَلَّفَةٌ بِإِكْمَالِ هَذَا الْمَشْرُوعِ.
Şirket, bu projeyi tamamlamakla mükelleftir.
الشَّرِكَةُ مُكَلَّفَةٌ بِإِكْمَالِ هَذَا الْمَشْرُوعِ.
Şirket, bu projeyi tamamlamakla mükelleftir.
كُلُّ مُوَاطِنٍ مُلْزَمٌ بِالِامْتِثَالِ لِلْقَوَانِينِ.
Her vatandaş, kanunlara uymakla mükelleftir.
تَمَّ إِعْدَادُ مَائِدَةٍ فَاخِرَةٍ، وَتَمَّ التَّفْكِيرُ فِي كُلِّ شَيْءٍ بِأَدَقِّ التَّفَاصِيلِ.
Mükellef bir sofra hazırlanmış, her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüştü.