müktesebat

سَاعَدَتْهُ الْمُكْتَسَبَاتُ الَّتِي اكْتَسَبَهَا عَلَى مَرِّ السِّنِينَ كَثِيرًا.

Yıllar içinde edindiği müktesebat ona çok yardımcı oldu.

مَعَارِف — مَعَارِف

سَاعَدَنِي هَذَا الكِتَابُ عَلَى زِيَادَةِ مَعَارِفِي.

Bu kitap, müktesebatımı artırmama yardımcı oldu.

خِبْرَات — خِبْرَات

بِفَضْلِ خِبْرَاتِهِ فِي الحَيَاةِ العَمَلِيَّةِ، حَقَّقَ النَّجَاحَ.

İş hayatındaki müktesebatı sayesinde başarılı oldu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler