الشَّخْصُ اللَّطِيفُ يَنْسَجِمُ مَعَ مَنْ حَوْلَهُ وَيُكَوِّنُ صَدَاقَاتٍ بِسُهُولَةٍ.
Mülayim bir insan, çevresindekilerle iyi geçinir ve kolayca arkadaş edinir.
الشَّخْصُ اللَّطِيفُ يَنْسَجِمُ مَعَ مَنْ حَوْلَهُ وَيُكَوِّنُ صَدَاقَاتٍ بِسُهُولَةٍ.
Mülayim bir insan, çevresindekilerle iyi geçinir ve kolayca arkadaş edinir.
إِنَّهُ يَنْجَحُ فِي التَّأْثِيرِ عَلَى الْجَمِيعِ مِنْ خِلَالِ التَّحَدُّثِ بِنَبْرَةِ صَوْتٍ وَدِيعَةٍ.
Mülayim bir ses tonuyla konuşarak herkesi etkilemeyi başarıyor.
الطَّقْسُ الْيَوْمَ مُعْتَدِلٌ، لَيْسَ حَارًّا جِدًّا وَلَا بَارِدًا جِدًّا.
Bugün hava mülayim, ne çok sıcak ne de çok soğuk.