اللُّجُوءُ هُوَ وَضْعُ الْأَشْخَاصِ الَّذِينَ اضْطُرُّوا إِلَى مُغَادَرَةِ بِلَادِهِمْ بِسَبَبِ الْحَرْبِ أَوِ الِاضْطِهَادِ.
Mültecilik, savaş veya zulüm nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalan insanların durumudur.
اللُّجُوءُ هُوَ وَضْعُ الْأَشْخَاصِ الَّذِينَ اضْطُرُّوا إِلَى مُغَادَرَةِ بِلَادِهِمْ بِسَبَبِ الْحَرْبِ أَوِ الِاضْطِهَادِ.
Mültecilik, savaş veya zulüm nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalan insanların durumudur.
وَضْعُ اللَّاجِئِ هُوَ حَقٌّ يَحْمِيهِ الْقَانُونُ الدَّوْلِيُّ.
Mültecilik, uluslararası hukuk tarafından korunan bir haktır.
حَالَةُ اللَّاجِئِينَ هِيَ عَمَلِيَّةٌ مَلِيئَةٌ بِالْعَدِيدِ مِنَ الصُّعُوبَاتِ وَالشُّكُوكِ.
Mültecilik, birçok zorluk ve belirsizlikle dolu bir süreçtir.