mümanaat

تَسَبَّبَتِ الْمُمَانَعَةُ الَّتِي أُبْدِيَتْ تِجَاهَ الْمَشْرُوعِ فِي تَأْخِيرِ الْخُطَطِ.

Projeye karşı gösterilen mümanaat, planların gecikmesine neden oldu.

أَدَّتْ مُقَاوَمَةُ الشَّعْبِ إِلَى تَغْيِيرِ الْحُكُومَةِ لِبَعْضِ سِيَاسَاتِهَا.

Halkın mümanaatı, hükümetin bazı politikalarını değiştirmesine yol açtı.

تَمَّ تَقْيِيمُ الِاعْتِرَاضِ عَلَى الْقَرَارِ مِنْ قِبَلِ الْمَحْكَمَةِ.

Karara yapılan mümanaat, mahkeme tarafından değerlendirildi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler