münasip

لَنْ تَجِدَ مُرَشَّحًا أَكْثَرَ مُلَاءَمَةً لِهَذِهِ الْوَظِيفَةِ.

Bu iş için daha münasip bir aday bulamazsınız.

هَذَا الْفُسْتَانُ مُلَائِمٌ جِدًّا لِهَذِهِ الْمُنَاسَبَةِ الْخَاصَّةِ.

Bu elbise, bu özel gün için çok münasip.

هَذَا السُّلُوكُ لَيْسَ لَائِقًا عَلَى الْإِطْلَاقِ لِمِثْلِ هَذِهِ الْبِيئَةِ.

Bu davranış, böyle bir ortam için hiç münasip değil.

İlişkili Kelimeler