أَدَّى هَذَا الْقَرَارُ الْخَاطِئُ إِلَى مَشَاكِلَ كَبِيرَةٍ.
Bu yanlış karar, büyük sorunlara müncer oldu.
أَدَّى هَذَا الْقَرَارُ الْخَاطِئُ إِلَى مَشَاكِلَ كَبِيرَةٍ.
Bu yanlış karar, büyük sorunlara müncer oldu.
انْتَهَتِ الْمُنَاقَشَاتُ الطَّوِيلَةُ بِالتَّوَصُّلِ إِلَى اتِّفَاقٍ.
Uzun süren tartışmalar, anlaşmaya müncer oldu.
أَسْفَرَتِ الدِّرَاسَاتُ الَّتِي أُجْرِيَتْ عَنْ نَتَائِجَ إِيجَابِيَّةٍ.
Yapılan çalışmalar, olumlu sonuçlara müncer oldu.