أَضْعَفَتِ الْعُزْلَةُ الطَّوِيلَةُ مَهَارَاتِهِ الِاجْتِمَاعِيَّةَ.
Uzun süren münzevilik, onun sosyal becerilerini zayıflattı.
أَضْعَفَتِ الْعُزْلَةُ الطَّوِيلَةُ مَهَارَاتِهِ الِاجْتِمَاعِيَّةَ.
Uzun süren münzevilik, onun sosyal becerilerini zayıflattı.
الِانْفِرَادُ ضَرُورِيٌّ أَحْيَانًا لِيَسْتَمِعَ الْإِنْسَانُ إِلَى نَفْسِهِ.
Münzevilik, bazen insanın kendini dinlemesi için gereklidir.
الِاعْتِزَالُ هُوَ الِابْتِعَادُ عَنِ الْمُجْتَمَعِ وَالْبَقَاءُ وَحِيدًا.
Münzevilik, toplumdan uzaklaşma ve yalnız kalma durumudur.